Buraya en son 1 sene önce uğramışım. Vay be zaman ne kadar da çabuk geçiyor.
En son yazımda Giresun'dan bahsetmişim. Arkamda bıraktım Giresun'u. Artık Giresun'da okumuyorum. İstanbul'a ailemin yaşadığı şehre, evimden 10 dakika uzaklıkta bir üniversitedeyim şimdi.
Bana göre Giresun Üniversitesinden çok daha iyi bir okul ama nedense Giresun'da sahip olduğum gibi bir arkadaş çevresi yapamadım. Bunun sebebi sanırım aralarına benim sonradan gelmem. Hemen hemen herkes geçen seneden arkadaş olduğu için ben yabancı kaldım.
İstanbul'a gelmek benim için Giresun'da kalmaktan çok daha iyi oldu. Giresun'u her ne kadar sevsem de ben tam İstanbul kızıyım. Ortaköy'de kumpir yiyeyim, üstüne bir de waffle gömeyim, Beşiktaş Çarşı'da kahve içeyim, Taksim'de pasajlara girip alışveriş yapayım, Fransız Sokağında biramı içeyim.... Bunlar geçen sene vazgeçtiğim şeylerden bazılarıydı.
Olay sadece bunlar da değil tabi. Çocukluk arkadaşlarım - ki kendileri 15 senedir falan en yakın arkadaşlarım da olur- onlardan uzak kalmak çok zordu. Bunu anladım. Her derdim de, sevincim de üzüntüm de; benden çok sevinen ve üzülen başka kim vardı ki?
Umarım 2016'ya girerken hayallerimi yaşamak istediğim bu şehirin her köşesinde güzel hatıralarım olur..