1: American Horror Story: Her sezonunu ayıla bayıla izlediğim bir dizi. İlk sezonda ilk bölümler biraz tırsmış olabilirim ama olsun. :D Herkes gibi bende Tate diye diye dolandım ortalarda. Tate ve Violet aşkı, Tate'in sapkınlıkları, o söylediği sözler, saçma surat tipleri hangimizin aklını başından almadı ki?
Sapkınlıkları bile bizi Tate'den soğutmayı başaramadı. Bakınız adamı yakışı bile karizmatik :D
İkinci sezon en çok sıkıldığım sezondu. Sezonun benim için tek eğlencesi, sezonu Adam Levine gibi bir insanın açması.
Göz banyosu yaptım diyebilirim. Sesine ölünesi varlığın oyunculuğu da iyiymiş. Gerçi kliplerinden pek bir farkı yoktu ya neyse :D
Bu sezonunda unutulmaz sözleri vardı tabii ki.
Üçüncü sezon en çok eğlendiğim hiç bitmesin dediğim bir sezon oldu. Hala etkisinden çıkabilmiş değilim. Hele sezon finali neydi öyle! Bu sefer cadılarımızın hayatları anlatılıyordu. Aralarında yaşanan rekabet, aşk ve yalanlar. Herkesin bir sırrı vardır ve mutlaka arkanızdan iş çevrilir. Yine de diğer sezonlara göre en beğendiğim, en çok eğlendiğim sezondu.
2: Game Of Throne: George Amca'nın yarattığı harika bir dünya Taht Oyunları serisi. Dizi ve kitaplar hemen hemen olaylar aynı hatta birebir olsa da kitabın muhteşemliğini yakalayamıyor dizi. Çoğu sahne hayal ettiğim gibi olmuyor. Bazen daha iyi bazense aşırı vasat oluyor.
Her sene 10. bölümde sezon finali yaptıkları için benden hayli küfür yiyorlar gerçi. O dizi bence sezon finali bile yapmamalı. Soluksuz izlerim.
Favori karakterlerim nedense hep Stark ailesinden. John Snow ve Arya Stark bu ikisi kesinlikle bu ailede en çok sevdiğim karakterler.
3: Pretty Little Liars: Her bölüm mü entrika olur dediğiniz bir dizi. Bir süre sonra artık olay akışını takip edemiyorsunuz. Kim kime yalan söylemiş kim kime ne demiş yetişemiyorsunuz. ama özetleyecek olursak 5 liseli kız. Okulun popüler kızları. Bunları bir araya getiren kızın ortadan kaybolmasıyla olaylar başlıyor. Hayatlarını altüst etmek isteyen gizemli bir kişiden sürekli tehdit mesajları almaları hayatlarını kolaylaştırmıyor tabii ki.
Her dizinin olmazsa olmazı aşk tabii ki var. Yahu kızlar lisede aşık olmazlarsa o dizi izlenmez.
4: Switched at Birth: Hastanede bebekleri karışan iki ailenin hayatını anlatıyor. İki aileninde yaşam tarzları o kadar farklı ki. Doğal olarak çocuklarında yetişme tarzı çok farklı oluyor. Üstelik çocuklardan biri işitme engelli.
İlk sezonundan beri keyifle izlediğim bir dizi. Yeni bölümünün çıkmasına sadece bir kaç gün kaldı! Sabırsızlanıyorum.








Hiç yorum yok:
Yorum Gönder